Anaerkil toplum, kadınların ve özellikle annelerin aile, akrabalık, miras veya toplumsal karar alma süreçlerinde merkezi konumda bulunduğu toplumsal yapıyı ifade eder. Bu kavram çoğu zaman kadınların erkekler üzerinde mutlak hâkimiyet kurduğu bir düzen şeklinde açıklansa da antropoloji ve sosyoloji alanında çok daha kapsamlı bir anlam taşır.
Anaerkil olarak tanımlanan toplumlarda soyun anneden devam etmesi, mülkiyetin kadınlar aracılığıyla aktarılması veya aile içindeki önemli kararların kadınlar tarafından alınması mümkündür. Bununla birlikte anaerkillik; anasoyluluk, ana yerellik ve kadınların toplumsal statüsünün güçlü olması gibi farklı özelliklerle karıştırılabilir.
Bu yazıda anaerkil toplumun ne olduğu, temel özellikleri, ataerkil toplumdan farkları ve günümüzde anaerkil kabul edilen topluluklar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Anaerkil Toplum Ne Demektir?
Anaerkil toplum, toplumsal otoritenin, aile düzeninin veya ekonomik kaynakların yönetiminde kadınların belirleyici olduğu toplum modelidir. “Anaerkil” kelimesi, anne anlamına gelen “ana” sözcüğü ile yönetim ve hâkimiyet ifade eden “erk” kavramının birleşmesinden oluşur.
Kavramın İngilizce karşılığı “matriarchy”dir. Bu sözcük, anne anlamındaki “mater” ile yönetmek anlamındaki “archein” kelimelerinden türetilmiştir.
Anaerkillik genel olarak ataerkilliğin karşıtı olarak düşünülür. Ataerkil toplumlarda siyasi, ekonomik ve ailevi otorite çoğunlukla erkeklerde bulunurken anaerkil yapılarda kadınlar daha merkezi bir konuma sahiptir.
Ancak bir toplumda soyun anneden devam etmesi, o toplumun doğrudan anaerkil olduğu anlamına gelmez. Kadınların güçlü bir statüye sahip olduğu her toplulukta siyasi yönetimin tamamen kadınların elinde olması gerekmez.
Anaerkil Toplumun Özellikleri Nelerdir?
Anaerkil toplumların yapısı, yaşadıkları coğrafyaya ve kültürel geleneklerine göre değişebilir. Bununla birlikte anaerkil veya kadın merkezli toplumlarda bazı ortak özelliklere rastlanmaktadır.
Bu özelliklerin başında soy bağının anne üzerinden kurulması gelir. Çocukların hangi aileye veya klana ait olduğu annenin soyuna göre belirlenebilir.
Anaerkil toplumlarda görülebilecek başlıca özellikler şunlardır:
- Soyun ve aile bağının anne üzerinden devam etmesi
- Mirasın anneden kız çocuklarına aktarılması
- Kadınların mülk ve ekonomik kaynaklar üzerinde söz sahibi olması
- Aile içi kararların anne veya ailenin en yaşlı kadını tarafından alınması
- Evlilik sonrasında erkeğin kadının ailesine yakın yaşaması
- Çocukların bakımında anne tarafındaki akrabaların etkili olması
- Kadınların toplumsal ve kültürel törenlerde merkezi rol üstlenmesi
Bu özelliklerin tamamı her anaerkil kabul edilen toplumda aynı anda görülmeyebilir. Bazı toplumlarda yalnızca soy sistemi ana merkezliyken bazılarında ekonomik ve sosyal otorite de kadınların elinde olabilir.
Anasoylu Toplum ile Anaerkil Toplum Aynı mı?
Anasoylu toplum ile anaerkil toplum aynı anlama gelmez. Anasoyluluk, bireyin soyunun ve aile üyeliğinin anne üzerinden belirlenmesini ifade eder. Anaerkillik ise daha geniş biçimde kadınların toplumsal otoriteye sahip olduğu bir sistemi tanımlar.
Anasoylu bir toplumda çocuklar annenin ailesine ait kabul edilebilir. Miras, aile adı veya toplumsal statü anneden çocuklara aktarılabilir. Buna rağmen siyasi liderlik veya dini yönetim erkeklerin elinde bulunabilir.
Bu nedenle yalnızca mirasın kadınlardan geçmesi, bir toplumu tamamen anaerkil olarak tanımlamak için yeterli değildir. Toplumun karar alma mekanizmaları, mülkiyet ilişkileri ve siyasi yapısı da incelenmelidir.
Antropolojik çalışmalarda birçok toplum için “anaerkil” yerine “anasoylu” veya “kadın merkezli” kavramlarının tercih edilmesinin temel nedeni budur.
Ana Yerellik Nedir?
Ana yerellik, evlenen çiftin kadının ailesiyle veya kadının ailesinin yaşadığı bölgede yaşamaya başlamasıdır. Bu toplumsal düzende erkek, evlilikten sonra eşinin ailesine katılabilir.
Ana yerel toplumlarda kadınların aile içindeki konumu genellikle daha güçlüdür. Kadının annesi, kız kardeşleri ve diğer kadın akrabaları çocuk yetiştirme ve ekonomik faaliyetlerde aktif rol üstlenebilir.
Buna karşılık ata yerel toplumlarda kadın, evlendikten sonra erkeğin ailesinin yanına taşınır. Geleneksel ataerkil toplumların büyük bölümünde ata yerel yaşam biçimi görülür.
Ana yerellik tek başına anaerkilliğin kanıtı değildir. Ancak anasoyluluk ve kadınların ekonomik gücüyle birleştiğinde kadın merkezli bir toplumsal yapının oluşmasına katkı sağlayabilir.
Anaerkil Toplum ile Ataerkil Toplum Arasındaki Farklar
Anaerkil ve ataerkil toplum arasındaki temel fark, aile ve toplum içindeki otoritenin hangi cinsiyet etrafında şekillendiğidir.
Ataerkil toplumlarda soy, mülkiyet ve aile adı genellikle baba üzerinden devam eder. Ailenin yöneticisi olarak baba veya en yaşlı erkek kabul edilebilir. Siyasi ve ekonomik karar alma mekanizmalarında erkeklerin ağırlığı daha fazladır.
Anaerkil veya ana merkezli toplumlarda ise aile bağı anne üzerinden kurulabilir. Kadınlar mülkiyet, miras, çocuk yetiştirme ve toplumsal kararlar üzerinde daha etkili olabilir.
| Özellik | Anaerkil veya ana merkezli toplum | Ataerkil toplum |
|---|---|---|
| Soy bağı | Genellikle anne üzerinden | Genellikle baba üzerinden |
| Miras | Kadın soyundan aktarılabilir | Erkek soyundan aktarılabilir |
| Aile otoritesi | Anne veya yaşlı kadınlar etkili olabilir | Baba veya yaşlı erkekler etkili olabilir |
| Evlilik sonrası yaşam | Kadının ailesine yakın olabilir | Erkeğin ailesine yakın olabilir |
| Mülkiyet | Kadınların kontrolünde olabilir | Erkeklerin kontrolünde olabilir |
| Çocukların aile üyeliği | Annenin ailesine bağlı olabilir | Babanın ailesine bağlı olabilir |
Bu karşılaştırma genel bir çerçeve sunmaktadır. Gerçek toplumlarda iki sistemin özellikleri bir arada bulunabilir.
Tarihte Anaerkil Toplumlar Var mıydı?
Tarih öncesi dönemlerde tamamen anaerkil toplumların bulunup bulunmadığı tartışmalı bir konudur. Bazı araştırmacılar, tarım öncesi veya erken tarım toplumlarında kadınların daha güçlü ve merkezi bir konuma sahip olduğunu ileri sürmüştür.
Kadın figürlerinin yoğun olarak görüldüğü arkeolojik buluntular, bereket tanrıçaları ve doğurganlık kültleri geçmişte kadın merkezli inanç sistemlerinin bulunduğuna dair yorumlara yol açmıştır.
Ancak bir toplumda kadın tanrıçalara tapılması, o toplumun siyasi ve toplumsal olarak kadınlar tarafından yönetildiğini kesin biçimde göstermez. Dini semboller ile günlük hayattaki güç ilişkileri birbirinden farklı olabilir.
Bu nedenle tarih boyunca erkek egemenliğinin tam tersi biçimde işleyen, kadınların bütün siyasi ve ekonomik gücü kontrol ettiği toplumların varlığı konusunda bilimsel bir görüş birliği bulunmamaktadır.
Buna karşılık anasoylu, ana yerel ve kadınların güçlü toplumsal konuma sahip olduğu çok sayıda topluluğun geçmişte ve günümüzde var olduğu bilinmektedir.
Günümüzde Anaerkil Toplum Örnekleri
Günümüzde bazı topluluklar medya ve popüler kaynaklarda anaerkil toplum örnekleri olarak gösterilmektedir. Ancak bu toplulukların önemli bir bölümü akademik açıdan anasoylu veya kadın merkezli olarak tanımlanır.
Mosuo Topluluğu
Çin’in Yunnan ve Sichuan bölgelerinde yaşayan Mosuolar, kadın merkezli aile yapılarıyla tanınır. Aile mülkiyeti kadın soyundan aktarılır ve çocuklar annenin ailesinin evinde büyür.
Mosuolarda evlilik yerine “yürüyen evlilik” olarak adlandırılan bir ilişki biçimiyle karşılaşılabilir. Erkek ve kadın aynı evde sürekli yaşamak zorunda değildir. Çocukların bakımında anne, büyükanne, dayılar ve diğer aile üyeleri görev alır.
Minangkabau Toplumu
Endonezya’nın Batı Sumatra bölgesinde yaşayan Minangkabaular, dünyanın en büyük anasoylu topluluklarından biri olarak bilinir. Aile mülkleri ve özellikle tarım arazileri kadın soyundan aktarılır.
Kadınlar ev ve aile mülkiyetinde merkezi konumda bulunsa da dini ve siyasi görevlerde erkekler de önemli roller üstlenir. Bu nedenle Minangkabau toplumu tamamen anaerkil değil, anasoylu bir yapı olarak değerlendirilir.
Khasi Topluluğu
Hindistan’ın Meghalaya eyaletinde yaşayan Khasi topluluğunda soy ve miras anne üzerinden devam eder. Aile mülkü çoğunlukla en küçük kız çocuğuna bırakılır.
Çocuklar annenin soyadını alabilir ve kadının ailesine bağlı kabul edilir. Bununla birlikte toplumsal ve siyasi yönetimde erkekler de güçlü bir konuma sahip olabilir.
Akan Toplulukları
Batı Afrika’da, özellikle Gana ve Fildişi Sahili çevresinde yaşayan Akan topluluklarının önemli bir bölümü anasoylu akrabalık sistemine sahiptir. Miras ve toplumsal üyelik annenin ailesi üzerinden belirlenebilir.
Ancak geleneksel liderlik görevleri çoğu zaman erkekler tarafından yürütülür. Liderlerin seçilmesinde ise kraliçe anne olarak tanımlanan kadınların önemli etkileri bulunabilir.
Anaerkil Toplumlarda Erkeklerin Konumu Nasıldır?
Anaerkil toplum kavramı, erkeklerin tamamen güçsüz veya toplumdan dışlanmış olduğu anlamına gelmez. Kadın merkezli topluluklarda erkekler de siyasi, dini, ekonomik ve ailevi görevler üstlenebilir.
Bazı anasoylu toplumlarda biyolojik babadan çok dayı, çocukların eğitimi ve toplumsal sorumlulukları üzerinde etkili olabilir. Bunun nedeni dayının, çocukla aynı anne soyuna mensup olmasıdır.
Kadınların mülkiyet ve soy aktarımında güçlü olduğu toplumlarda erkekler topluluk yönetiminde veya dini törenlerde önemli konumlara gelebilir. Dolayısıyla anaerkillik, her zaman ataerkilliğin tamamen tersine çevrilmiş biçimi değildir.
Toplumsal ilişkiler çoğu zaman kadınlar ve erkekler arasında görev paylaşımı üzerinden şekillenir.
Anaerkil Toplumlarda Miras Sistemi
Anaerkil veya anasoylu toplumlarda miras genellikle kadın soyundan aktarılır. Ev, tarım arazisi ve aileye ait diğer mülkler anneden kız çocuklarına geçebilir.
Bazı topluluklarda miras bütün kız çocukları arasında paylaşılırken bazılarında en küçük veya en büyük kız çocuğuna bırakılır. Erkek çocuklar ise annelerinin ailesine bağlı olmaya devam etse de babalarının mülklerini doğrudan miras almayabilir.
Bu sistem, aile mülkünün aynı soy içinde kalmasını sağlar. Kadınların ekonomik güvenceye sahip olması, aile içindeki karar alma güçlerini de artırabilir.
Ancak mülkiyetin kadınlara ait olması, bütün ekonomik faaliyetlerin kadınlar tarafından yürütüldüğü anlamına gelmez. Üretim ve yönetim görevleri kadınlar ile erkekler arasında paylaşılabilir.
Anaerkillik Hakkındaki Yanlış Bilinenler
Anaerkillik hakkında en yaygın yanlış düşünce, kadınların erkeklere baskı uyguladığı bir sistem olduğudur. Oysa kadın merkezli toplumların önemli bölümünde cinsiyetler arasında farklı görev ve sorumluluklar bulunmaktadır.
Bir diğer yanlış bilgi, soyun anneden geçtiği her toplumun anaerkil olduğunun düşünülmesidir. Anasoyluluk yalnızca akrabalık ve miras sistemini açıklar. Toplumsal otoritenin kimde olduğunu tek başına göstermez.
Kadın tanrıçaların bulunduğu eski uygarlıkların kesinlikle anaerkil olduğu iddiası da tartışmalıdır. Dini inanışlarda kadın figürlerinin güçlü olması, gerçek hayattaki siyasi iktidarın kadınlarda olduğunu kanıtlamaz.
Bu nedenle anaerkil toplumlar değerlendirilirken aile yapısı, mülkiyet sistemi, siyasi liderlik, dini otorite ve günlük yaşam birlikte incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anaerkil toplum nedir?
Anaerkil toplum, kadınların aile, mülkiyet, soy veya karar alma süreçlerinde merkezi bir konuma sahip olduğu toplumsal düzendir.
Anaerkil toplumlarda soy kimden geçer?
Anaerkil ve anasoylu toplumlarda soy genellikle anne üzerinden devam eder. Çocuklar annenin ailesinin veya klanının üyesi kabul edilir.
Anaerkil toplumlarda erkekler yönetimde olabilir mi?
Evet. Kadınların miras ve aile yapısında güçlü olduğu bir toplumda siyasi veya dini liderlik erkekler tarafından yürütülebilir.
Türkiye anaerkil bir toplum mudur?
Türkiye’nin genel toplumsal yapısı anaerkil olarak tanımlanmaz. Aile adı, soy aktarımı ve geleneksel otorite biçimleri çoğunlukla ataerkil özellikler taşır. Ancak bölgesel ve ailevi uygulamalar farklılık gösterebilir.
Dünyada tamamen anaerkil toplum var mı?
Kadınların erkekler üzerinde bütün siyasi, ekonomik ve toplumsal güce sahip olduğu tamamen anaerkil bir toplumun varlığı tartışmalıdır. Günümüzde anaerkil olarak gösterilen toplulukların çoğu aslında anasoylu veya kadın merkezlidir.
Sonuç
Anaerkil toplum, kadınların özellikle aile, soy, miras ve mülkiyet ilişkilerinde merkezi konuma sahip olduğu toplumsal yapıyı ifade eder. Ancak anaerkillik, kadınların erkekler üzerinde mutlak hâkimiyet kurduğu bir sistem olarak değerlendirilmemelidir.
Mosuolar, Minangkabaular ve Khasiler gibi topluluklar sıklıkla anaerkil toplum örnekleri arasında gösterilir. Bununla birlikte bu toplulukları tanımlamak için anasoylu, ana yerel veya kadın merkezli toplum kavramları daha doğru olabilir.
Anaerkil toplumları anlamak için yalnızca aile reisinin kim olduğuna bakmak yeterli değildir. Soy sistemi, miras düzeni, mülkiyet ilişkileri, siyasi otorite ve kültürel gelenekler birlikte değerlendirilmelidir.
